Çarşamba , 19 Aralık 2018
Anasayfa » Kim Kimdir ? » Ziya Gökalp Kimdir ?
ziya gökalp kimdir hayatı

Ziya Gökalp Kimdir ?

Ziya Gökalp Kimdir ? Biyografisi Eserleri Hayatı

Türk sosyolog, yazar şair ve filozofu. Babası Tevfik Efendidir. Diyarbakır’da doğmuş, bütün çocukluğunu orada geçirmiş, yazar olan babasının etkisiyle küçük yaşta folklor ve halk şiiriyle ilgilenmiştir.

Diyarbakır’da geçen ilk ve orta öğrenim devresinden sonra, babasını erken yaşta kaybedince, öğreniminin geri kalan bölümyle amcası ilgilenmiştir. Arapça ve farsça gibi zamanın yabancı dillerini yeğenine öğretmede yardımcı olmuştur. Bu arada Gökalp okuduğu İbn-i Sina, Farabi, İbn-i Rüşt gibi büyük islam mütefekkirlerinin etkisiyle şiddetli ruhsal bunalımlar geçirmiş, bu erken duyalık bir ara onu intara teşebbüse kadar götürmüştür.

Daha sonra İstanbul’a giderek Baytar okuluna girmiş, bu sıralar siyasi anlamda gelişen hür hür düşüncelerinden ötürü tutuklanmıştır. 9 aylık bir tutukluluk devresinden sonra 1900’de Diyarbakır’a sürülmüştür. Burada amca kızıyla evlenmiştir, 1908delttihat veTerakkinin Diyarbakır şubesini kurmuştur. Bundan sonra İstanbul’a oradanda 1910’da Selanik’e giderek Ali Canip Yöntem, Ömer Seyfettin gibi dilde yenileşme amacını güden yeniliçi yazarların yayınladığı Genç KAlemler dergisinde ilk defa ‘Gökalp’ takma dının kullanarak yazı ve şiirlrini yayınlamıştır.

Parti genel sekreteri olarak, İttihat ve Terakkinin genel merkezinde sosyal konular ve diile ilgili yazılı çalışmaları hazırlamış siyasi hareket katılmıştır. Dil konusunda özellikle Arapça ve Farsça di bilgisi kuralarını Türkçeden kovarak konuşma diline yerleşmiş kelimeleri korumak suretiyle anadil kaynaklarına eğilme gereğini ve ülküsünü savunmuştur. 1915-1919 arasında İstanbul Üniversitesinde felsefe ve sosyoloji okutmuş. Yeni mecmua’yı kurmuş, İstanbul’un işgalinden sonra bütün genç ülkücü arkadaşlarıyla birlikte İngilizler tarafından Malta’ya sürgün edilmiştir. Sürgünden döndükten sonra İstanbul’a Samsun’a, 1921’de Ankara’ya ve oradan Diyarbakır’a gitmiş. Küçük Mecmua adlı dergisini yayınlamaya başlamış, 1923’te doğduğu yerden TBMM’ne milletvekili seçilmiştir. Daha sonra rahatsızlanmış tedavisi için gittiği İstanbul’da ölmüştür.



Savunduğu felsefe “Türk milletinden, İslam ümmetinden, Avrupa medeniyetinden” olma ilkelerine dayanıyordu. Milliyet kavravramına dayanmakla, o zamana kadar bilinmeyen hiç bir şekilde önmesenip söz konusu edilmemiş Türk milletinin kimliğini, gelişimini ve varoluş kaynaklarını tarihi içinde ortaya koyuyor, yetkili çevrelerle bütün bir milleti bu gerçeği görmeye çağırıyordu. Ona göre yapılacak işlerin en başında Türk’e milli varlığını tanıtmak, ona kendi öz felsefesini tanımlayıp belletmek ve bir millet için en tabii ihtiyaç demek olan milli ülküyü öğrenip duyurmak geliyordu. Tanzimat ve Servet-i fünın topluluklarıda içinde oolmak üzere Gökalp gelinceye kadar hiç bir hareket ve düşünce adamı, hiç bir tutarlı ülkücü, sanatçı, eğitimci ya da belli bir amaç ve tasarıyla biraraya gelmiş herhangi bir topluluk, bu konuyla ilgilenmemiş, böyle bir ihtiyacı kendi içinde duyup duyurmayı düşünmemişti. Ziya Gökalp Milletin Osmanlı İmparatorluğu ve islam topluluğu dışında kökleri çok eskiye dayanan zengin geçmişini ve oluşumunu kaynakları araştırmaklaişe başlamışdı.

Eski Türk destanlarına eğildi.Türk mitolojisini inceledi. Belgeleri kullanırken de edebiyattan yararlanmayı denedi. Bu yollarda iddalarının doğruluğunu ispatladı. Bununla birlikta hareket ve düşüncelerinin tam bir barış ve düzen adamı olan Ziya Gökalp, herhangi bir karışıklığa ortam hazırlamamak için toplumun yerleşik dini inançlarına aykırı düşmeyecek, tersine bu duruma sonuna kadar saygılı olacağı ılımlı yolu seçti. Ziya Gökalp denebilir ki, modern ilim anlayışını Türkiyey’ye ilk getiren ve Türkiye’ye sosyolojini temellerini kuran ilk düşünce adamıdır. Yenilik akımlarını sistemleştirmiş ve milli ülküye Türkçülük adı altında belirli ve kesşn bir yön vermiştir.

Ayrıca fikir hayatı yanında sairliğinin de çağdaşları arasında farklı ve kendine özgü bir yanı vardır Her ne kadar milletle ilgili düşünce ve duyguları anlatmada şiiri bir araç olarak kullanmıışsa da , dili o dönem bir çoğundan daha akıcı ve arı, tekniği yalın ve genel havası içinde öğretici olduğu kadar lirik olması bakımından bütünüyle değerlerden mahrum değilidr. Özellikle taşıdığı öz ve dokunmuş olduğu düşünceyle dikkate değer.

Hakkında Ödev Yardımcısı

Check Also

Zenon

Yunan filozofu, Hayatı hakkında kesin bilgi yoktur. Elealı olduğu sanılmaktadır. Doğum tarihi kesin olarak belli …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

11 + 10 =