Çarşamba , 19 Eylül 2018
Anasayfa » Atatürk » İnkilapları » Laikliğin Kabulü
laikliğin kabulü kısaca

Laikliğin Kabulü

Laikliğin Kabulü



Din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasına Laiklik denir. İlk çağ, orta çağ ve yeni çağlarda kurulmuş olan bütün devletler din üzerine oturtulmuştur. Bu durumla birlikte hükümdarların yetkileri yönetimde belli başlı ilkeleri oluşturan dinsel kurallardan oluşmaktaydı ve ulusları yönetme olanağı doğuyordu. Din ve devlet işleri iç içe girmekteydi ve devlet işlerinin o dinin esaslarına göre yönetilmesi gerekiyordu. Yeni Türk Devleti ni modern ve çağdaş bir yapıya kavuşturmak amacında olan Mustafa Kemal Atatürk; halkın bilinçsiz ve tutarcı çevrelerin etkisi altında kalacağını tahmin edebiliyordu ve çok dikkatli olunması gerektiğininin farkındaydı. Halifeliğin kaldırılmasından Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin kapatılmasından sonra 1927 yılının sonlarında Türkie Cumhuriyeti Devlet’inin dini devlet işlerine karıştıran yanı kalmamıştı. Anayasaya göre halen Türk Devlet’inin dini hala İslam iken; 10 Nisan 1928 tarihinde anayasada gerekli değişiklikler yapıldı ve bu hüküm de anayasadan kaldırıldı. Aynı değişiklikle birlikte milletvekillerinin ve Cumhurbaşkanının ant içme biçimindeki dinsel formül yerine lâik anlatımlar yerleştirildi. Bu olayların neticesinde 5 Şubat 1937 tarihinde Anayasanın 1 . maddesine “Türk devletinin laik olduğu” yolunda bir tümce eklendi ve bu tarihsel gelişimin son devresi de tamamlandı.

Hakkında Ödevci

Check Also

Aşar Vergisinin Kaldırılması

Aşar Vergisinin Kaldırılması Türkiye Cumhuriyeti’nin 1923-1929 tarihleri arasında ekonomi politikasına damgasını vuran İzmir İktisat Kongresi’nde …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

13 + 11 =