Kimya Nedir ? | OdevDiyari.Com
Çarşamba , 15 Ağustos 2018
Anasayfa » Genel » Ne Nedir ? » Kimya Nedir ?

Kimya Nedir ?

kimya nedir kısaca
Kimya Nedir ?
Maddeyi konu alan bilim dalına Kimya denir. Uzayda bir yer kaplayan ve ağırlığı olan her şeye madde denir. Demir, bakır, toprak, su hepsi birer maddedir. Maddenin belli bir biçim almış halinede cisim denir. Maddeyle ilgilenen maddenin özelliklerini, yapısını inceleyen başka başka maddelerin birbiri üzerindeki etkisini araştıran ve bütün bu olayların kanunlarını kurallarını bulmaya çalışan bilim dalı Kimya’dır. Kimya maddenin cisim haliyle ilgilenmez. Cisimleri konu alan bilim dalının adı ise Fizik‘tir.

Kimya yaşamımızda büyük bir önem taşımaktadır. Çevremizde binlerce kimyasal olay gerçekleşmektedir. İnsanlar bir çok kimyasal madde kullanmaktadırlar. Olumlu (müsbet) bir bilim dalı olan Kimya gelişmemiş kimya kanunları bulunmamış olsaydı bugünkü uygarlığa ulaşamazdık. İçtiğimiz su yediğimiz yiyecekler giyeceklerimiz hep kimyasal buluşlarla hazırlanır yada kimya yardımıyla sağlığımıza yararlı hale getirilir. Yine sağlığımız için vazgeçilmez bir değer taşıyan tıp bilimi kimyasız olamazdı. Gerek vücudumuzun yapısının incelenmesi gerekse hastalıklara karşı koruyucuların yapımı kimyasal bilgilerle olmaktadır. Kağıt ve kalemden otomobile uçağa tarım alanında kullanılan gübreden çeştli ilaçlardan demiryoluna karayoluna kadar uzanan geniş bir uygulama alanı vardır. Kimya insanlığın kötülüğü içinde kullanılabilmektedir. Yakıcı yıkıcı maddelerin atom ve hidrojen bombalarının zehirli gazların yapımıda kimyanın başka bir uygulama alanıdır. Bu kötüye kullanışın sebebi elbette kimyanın suçu değildir.



KİMYA NASIL DOĞDU ?

İnsanlar ilk çağlardan beri tabiat kuvvetleriyle karşı karşıya kalmışlar ve tabiatı anlamak ondan sonrada tabiatı kendi isteklerine göre değiştirmek için bitip tükenmek bilmeyen bir çabaya girmişlerdir. Önceleri hiç birşey bilmeyen insanlık tabiat olaylarından korkmuş, akıl erdiremediği yağmur, fırtına, deprem, kıtlık-bolluk güneşin batması yada tutulmasıayın doğması gibi olayları düzenlediğini sanmıştı. Zamanla bu olayları gözleye gözleye bu olaylarda bir düzen bulunduğunu görmüştür. Ama zamanın bilgisi bu düzenin kanunlarını bulmaya yeterli değildi. Bu yüzden ilkçağda bilginler aynı zamanda filozofta olabiliyorlardı. Tabiat olaylarını gözleriyle izliyor ve kafalarıyla bazı açıklamalar bulmaya çalışıyorlardı. Elbetteki bu açıklamalar birer varsayım birer düşünce olmaktan ileriye gidemiyordu. Onun için maddeyi ilk düşünen yunan filozoflarından Demokritos’un görüşünüde bir rastlantı sayabiliriz. M Ö 500-300 yılları arasında yaygın olan Demokritos’un düşüncesine göre evren sonsuz sayıda küçük parçacıktan ouşmuştu. Bu parçacıklara Demokritos atom adını veriyordu. Demokritos’tan sonra gelen bilgin filozof Aristoteles (M.Ö 384-322) maddenin varlığını kabul etmedi. Ona göre evren ateş, toprak, su ve hava olmak üzere 4 ana elemandan oluşuyordu. Bu 4 elemandan her birinin değişmez özellikleri vardı. Aristoteles’in yanıldığı çok uzun yıllar sonunda anlaşıldı. Ortaçağda XIV – XV. yüzyıllarında simyacı adını alan bazı kişiler türedi. Bunlara göre madde değişebilirdi. Maddeyi değiştirecek olan taşı aramaya koyuldular. Bu taşı bulunca demir, bakır gibi ucuz maddelerden altın gibi pahalı maddeler elde edebileceklerdi. ( filozof taşı ) adını alan bu taş aynı zamanda hastalıkları iyi edecek, insan ömrünü uzatacaktı. Bütün dünyada simyacılar çeşitli maddelerle binlerce deney yapıp bu taşı aradılar. Böyle bir taş bulamadılar, zaten bulamazlardıda ama yaptıkları araştırmalar deneyler ortaya bambaşka bir bilim dalının Kimya’nın çıkması sounucunu doğurdu.

Hakkında Ödevci

Check Also

Hipokondri

Bazı ruh hastalıkları hem sinir hem de ruh bozukluklarıyla beraber ortaya çıkar. Bunlara küçük psikozlar …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

seven + seven =