Dinin Menşei Nedir ? Aklın Vazifesi | OdevDiyari.Com
Perşembe , 16 Ağustos 2018
Anasayfa » Kompozisyon » Dinin Menşei Nedir ? Aklın Vazifesi

Dinin Menşei Nedir ? Aklın Vazifesi

Dinin Menşei Nedir  Aklın Vazifesi
Dinin Menşei Nedir ? Aklın Vazifesi
Beşeriyetle beraber doğmuş olan din, insanların sonradan icad eyledikleri bir şey değildir. Din hissi, esasen beşerin fıtratına mevcut bir hakikattir. İradesi bütün mevcudat üzerinde hakim bir allah’ın varlığını, hayır ile şerrin, fazilet ile reziletin ayrı ayrı şeyler olduğunu anlamak ve tasdik etmek, insana mahsus ruhi ve fıtri bir keyfiyettir. İnsan doğarken bununla beraber doğmuştur. Bu nokta-i nazardan diyebiliriz ki, dinin menşei, fıtrat-ı beşeriyedir. Akl-ı selimdir. Ancak insanlarda fıtratan mevcud olan bu fikir ve akide, Vahy-i ilahiye mazhar olan peygamberler tarafından takviye olunmuş, bu peygamberlerin Vahy-i İlahiye müstenid tebligatı, insanların yolunu aydınlatmış ve bu murşit,lere tabi olanlar hidayeti bulmuşlar, bunların gösterdiği yolu bırakanlar da dalalete düşmüşler, nereye gideceklerini şaşırıp kalmışlardır. Binaenaleyh İslam itikaadına göre dinin menşei ”Vahiy ve nübüvvet”dir. Vahiy ve nübüvvet ise bir hakikat dır : tarihen sabit  bir şeydir. Ancak vahiy ve nübüvvet olmasaydı, beşerin akl-ı seliminin, din ve şeriatı idrak edip edemeyeceği üzerinde bir kaç mezhep vardır. Mutezile’ye göre akıl, esasat-ı diniyeyi kat-i surette anlayabilirdi. Eş’ariyye’ye göre akıl yalnız hitabat-ı İlahiyyeyi anlamaya bir alettir. Binaenaleyh, vahiy ve nübüvvet olmaksızın, akıl, din ve şeriatı anlayamaz. Cümhur-ı Hanefi’ye göre, akıl, Allah’ın varlığını ve diğer kemalat-ı İlahiyyeyi idrak edebilir. Nazar ve istidlal ile bunu anlamak, akl-ı beşerin hasaisindendir. Onun için bununla mükelleftir. Fakat bundan başka ahkam-ı diniyye ve şer’iyyeyi anlamak, hitabat-ı İlahiyyeye muhtaçtır. Hülasa : Dinin makul ve fıtrat-ı beşerde mevcut olduğunda bütün İslam Mezhepleri müttefiktir. İhtilaf ettikleri nokta, akıl ve fıtratın müstakil bir menşe olup olmamasındandır. Dinin beşerde fıtri olması, bugün dinlerin felsefi tetkikleriyle de sabit bir hakikatdır. Tarih-i edyan müelliflerinden ( Maks Müller 1823-1900)de derin ve esaslı bir tetkik neticesinde dinin, ruh-ı Benyamen Konstan’ın şu sözleri de derinden bir hakikatı ifade etmektedir : ” Din, tarih-i beşeriyete en ziyade hakim olmuş bir amildir. Hayat-ı diniye, tabiatımızın ezeli bir vasfı, ve ondan ayrılmayan bir hasisadır. İnsanın mahiyeti düşünülünce zihne derhal bir de din fikrinin gelmemesi mümkün değildir.” Binaenaleyh : ”Din”i, korku ve ümid veya herhangi bir vasıta ile sonradan arz olmuş bir şey gibi göstermek, dalaletten, sapıklıktan başka bir şey değildir. Evet, Volter ve emsalinin ileri sürdükleri bu fikri kabul etmek cemiyetin bakaasına hadim olan ahlakı, hukuk ve içtimaiyatı doğurmuş, dinlerin bir vehim ve hayal üzerine müstenid ve hilkattan bu güne kadar geçmiş olan bütün beşeriyetin aldanmış ve aldatılmış bir sürü saf varlıklar olduklarını kabul etmek demektir. Bu ise beşeriyet tarihine karşıfikri bir dalalettir. Hakikat şudur : Aldanmış vaya aldatılmış olanlar, beşeriyet değil, belki beşeriyet tarihinin daimi bir aldanma gibi göstermek isteyen Volter ve emsali gibi garazkar sapkınlardır.



Hakkında Bocuq

Check Also

Ölçü Birimleri Nelerdir

Ölçü Birimleri Nelerdir Herhangi bir büyüklüğü, önceden belirlenmiş bir büyüklükle karşılaştırma işlemine ölçme diyoruz. Örneğin …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

3 × 3 =